İçeriğe geç
Sinop Odak
Test ve Quiz

Çocuğun Oyununa Ne Kadar Katılıyorsunuz? 12 Soruluk Test

Aynı odada bulunmak ile çocuğun kurduğu oyunun içine girmek farklı iki deneyimdir. 12 soruluk bu test, çocuğun oyununa ne ölçüde eşlik ettiğinizi görmenize yardımcı olur; puanlama ve yorum bölümleriyle birlikte.

Derya Aksu 4 dk okuma

Çocukla geçirilen zamanın niteliğini belirleyen şey, sürenin uzunluğundan çok o sürede ne yapıldığıdır. Aynı odada bulunmak ile çocuğun kurduğu oyunun içine girmek birbirinden farklı iki deneyimdir. Oyun, çocuğun kendini en rahat anlattığı dildir; yetişkin o dile katıldığında çoğu zaman sözle kurulamayan bir bağ kurulur. Aşağıdaki test, çocuğun oyununa ne ölçüde eşlik ettiğinizi görmenize yardımcı olmak için hazırlandı. Amaç not vermek değil, kendi alışkanlığınızı fark etmenizi sağlamaktır.

Testi nasıl uygulayacaksınız

Aşağıda on iki soru var. Her soruyu son iki haftayı düşünerek yanıtlayın; olması gerekeni değil, gerçekte olanı işaretleyin. Her soru için üç seçenek bulunuyor: "sık sık" için 2 puan, "bazen" için 1 puan, "nadiren" için 0 puan verin. Sonunda puanları toplayıp aşağıdaki değerlendirme bölümüne bakın. Test bir ölçme aracı değil, düşünmeyi başlatan bir sorular listesidir.

12 soru

  • 1. Çocuğunuz sizi oyuna çağırdığında elinizdeki işi bırakıp katılıyor musunuz?
  • 2. Oyunun kurallarını çocuğunuzun belirlemesine izin veriyor musunuz?
  • 3. Oyun sırasında telefonunuz gözünüzün önünde olmadan oturabiliyor musunuz?
  • 4. Çocuğunuzun uydurduğu hikâyeyi düzeltmeden, onun anlattığı gibi sürdürüyor musunuz?
  • 5. Oyunda kaybetmeyi ya da yenilmeyi kabul edebiliyor musunuz?
  • 6. Oyunun ortasında "hadi artık toplayalım" demeden önce bir geçiş uyarısı veriyor musunuz?
  • 7. Çocuğunuzun tek başına oynadığı anlarda araya girmeden izleyebiliyor musunuz?
  • 8. Yaptığı şeyi övmek yerine ne yaptığını soruyor musunuz?
  • 9. Oyun bittikten sonra oyunda olanlar hakkında konuşuyor musunuz?
  • 10. Dağınıklık çıkaracağını bildiğiniz oyunlara da izin veriyor musunuz?
  • 11. Çocuğunuzun sıkıldığını söylediği anlarda hemen bir etkinlik önermeden bekleyebiliyor musunuz?
  • 12. Haftada en az birkaç kez, planlanmamış ve amaçsız bir oyun zamanı oluyor mu?

Puanlama

Her "sık sık" yanıtı 2, her "bazen" yanıtı 1, her "nadiren" yanıtı 0 puandır. Toplam puanınız 0 ile 24 arasında olacaktır. Puanı hesaplarken düşük çıkan sorulara ayrıca bakın; toplam puandan çok, hangi maddelerde sıfır aldığınız yol göstericidir. Bir kişinin toplamı yüksek olsa bile tek bir maddedeki düşük puan, üzerinde durulmaya değer bir alışkanlığa işaret edebilir.

0-8 puan: oyun daha çok arka planda

Bu aralıktaki puanlar, çocuğun oyununa katılmanın günlük düzende yer bulamadığını gösterir. Bunun nedeni çoğu zaman ilgisizlik değil, yoğunluktur. İş, ev işleri ve zaman baskısı arasında oyun kolayca ertelenen bir madde hâline gelir. Buradan çıkmanın yolu büyük bir program değişikliği değildir. Günde on beş dakikalık, kesintisiz ve tamamen çocuğun yönlendirdiği bir oyun zamanı belirlemek, çoğu ailede fark edilir bir değişiklik yaratır.

Bu on beş dakikanın en önemli özelliği, kısa ve düzenli olmasıdır. Haftada bir kez iki saat oyun oynamak, her gün on beş dakika oynamak kadar etkili değildir. Çocuk için sürenin uzunluğundan çok, o zamanın öngörülebilir olması önemlidir.

9-16 puan: eşlik var, yönlendirme ağır basıyor

Orta aralıktaki puanlar genellikle şunu anlatır: oyuna katılıyorsunuz ama oyunu çoğunlukla siz yönetiyorsunuz. Kuralları düzeltmek, hikâyeyi mantıklı hâle getirmek, oyunun eğitici tarafını öne çıkarmak yetişkin için doğal bir eğilimdir. Ancak çocuk için oyunun değeri tam da kuralları kendisinin koymasındadır. Birkaç oyunda tamamen izleyici ve uygulayıcı rolünde kalmayı denemek, dengeyi hızla değiştirir.

Bu gruptakiler için işe yarayan bir yöntem, oyunda soru sormak yerine anlatılanı tekrar etmektir. "Şimdi kaptan sen misin?" yerine "kaptan sensin" demek, oyunun akışını bozmadan katılmayı sağlar. Yetişkin oyunun yönetmeni değil, oyuncularından biri olduğunda çocuk daha çok konuşur.

17-24 puan: oyun ortak bir alan

Yüksek puanlar, çocuğun oyununa düzenli ve müdahalesiz biçimde eşlik ettiğinizi gösterir. Bu aralıkta dikkat edilmesi gereken şey, oyunun tamamen yetişkine bağımlı hâle gelmemesidir. Çocuğun tek başına oynadığı zamanlar da en az birlikte oynanan zamanlar kadar değerlidir; kendi kendine kurulan oyun, dikkat süresini ve hayal gücünü besler.

Bu gruptaki bir başka kontrol noktası da yaşa göre değişimdir. Beş yaşında işe yarayan oyun biçimi dokuz yaşında karşılık bulmaz. Çocuk büyüdükçe oyun; masa oyunlarına, ortak projelere, birlikte yapılan işlere doğru kayar. Katılma alışkanlığı sürer, biçimi değişir.

Sonucu nasıl okumalı

Bu testin amacı bir ebeveynlik notu vermek değil, günlük akış içinde gözden kaçan bir alanı görünür kılmaktır. Puan düşük çıktıysa bu, bir eksiklik listesi değil, üzerinde çalışılabilecek somut bir başlangıç noktasıdır. Tek bir maddeyi seçip iki hafta boyunca ona odaklanmak, on iki maddeyi birden değiştirmeye çalışmaktan çok daha gerçekçidir.

Çocuğun oyununda uzun süredir devam eden belirgin bir değişiklik, oyundan tamamen çekilme ya da yaşına uygun oyun kurmakta süreklilik gösteren bir zorlanma varsa, bunu bir testle değerlendirmek doğru olmaz. Böyle durumlarda çocuğun izlendiği hekime ya da bir uzmana danışmak en doğru adımdır.

Paylaş Facebook X WhatsApp